2 Aralık 2009 Çarşamba

Google'ın Yeni Dalgası : Wave

Tam da, İçişleri Bakanlığı'nın aldığı, her vatandaşa bir elektronik posta adresi kararı ve artık resmi tebligatların da elektronik posta yolu ile yapılacağı haberine sevinmiş ve böylece, kağıt israfının en aza ineceğinden tarifsiz mutluluk duymuşken birden bire Google'ın Wave icadı gündemimize bomba gibi düştü!

Klasik elektronik posta iletişimini yani nam-ı meşhuru ile e-mail'i çöpe atacağı yolundaki sansasyonel yorumlardan sıyrılıp, kısıtlı davetiyelerden birine ulaştıysanız ya da şimdilerde neredeyse tüm video paylaşım sitelerinde boy gösteren prezentasyonlardan birini izlediyseniz, gözlerinizin kamaştığını inkar edemeyeceksiniz.


Wave 'ın mucitlerinin de projenin anafikri olarak belirttiği, "E-mail bugün icat edilseydi, nasıl olurdu? sorusuna cevap verdik" sözünü hatırlayıp, siz de benim gibi, "Sahiden de bizim şu email epey hantalmış" deyip, vefasızlık bile edeceksiniz.

Atalarımız, icatın ebesi ihtiyaçtır, demişler. Şüphesiz, Google Wave'ın icadında da önemli bir paydaya, Google'ın elektronik posta hizmetini pazarlarken kullandığı meşhur spotuyla söylersek, "giderek artan ücretsiz depolama alanları" olduğunu söyleyebilirz.

Klasik elektronik posta iletişimini göz önüne getirirsek, çok basit kişisel ya da kurumsal bir haberleşme için dahi karşılıklı birkaç ileti göndermemiz gerektiğini hatırlarız.

.Bu elektronik postaların hizmet sağlayıcının sabit diskinde ayrı ayrı yer kapladığını düşünürsek, karşımıza servis sağlayıcı açısından hiç de azımsanmayacak bir maliyet çıktığını gözlemleriz.

Yalnız bu kadar da değil; klasik elektronik posta yolu ile haberleşmenin bir de son kullanıcı açısından bugüne kadar belki de hiç aklımıza getirmediğimiz, kötüye yormadığımız hantallığı var:Elektronik posta aracılığı ile karşılıklı dosya paylaştığımızı düşünürsek, biz dosyayı yazıp/düzenleyip ataşlayarak karşı tarafa gönderdiğimizde bu bizim için bir yükleme(upload) maliyeti anlamına geliyordu.Üstelik bu, Yalnız biçim için değil, bizim için olduğu kadar, bu dosyayı web alanında barındıran servis sağlayıcı ve sonrada bu dosyayı indirecek alıcı kişi için de bir maliyet demek(di). Elbette bitmedi! Alıcı kişi Sonra bu dosyayı düzenleyip, o tekrar ataşlayacak ve bize gönderdiğinde, başka bir maliyet söz konusu olacak(dı). Oysa Google Wave'de, sisteme yüklenen bir dosya ile interaktif olarak, o iletinin muhatabı olan herkes doğrudan erişim düzeltme yapabiliyor. Hem de daha çok kaynak ve zaman tüketmek zorunda kalmadan.

Bir başka örnek olarak email ile yaptığımız klasik grup haberleşmesini düşünelim. Sizin yolladığınız mail, diyelim ki 10 kişiye gidiyor. Bu 10 kişiden herhangi birinin, mesaja yazdığı cevap tekrar 10 kişiye gidiyor. Biz bunu , maliyet kaybını katlaya katlaya, sonsuza kadar götürebiliriz. Oysa Google Wave'de, sizin yaydığınız bir Wave 'in pek çok muhatabı olabilir. Hepsi aynı anda tek bir iletiye ulaşıp ona daha fazla web alanı tüketmeden ve maliyet harcamadan cevap yazabilirler...

Peki yazışmalara en son katılan kişi ne yapacak, diye sorduğunuzu tahmin ediyorum.. Bütün bir posta geçmişi ona gitmeyecek mi? diye soruyorsunuz. Hayır! Hiçbir ek maliyet ya da alan kaybı olmadan, Google Wave'in Playback özelliği sayesinde zaten yazışma için kullanılmış olan web alanını kullanarak yazışmaların geçmişine, yeni katılan kişi de birkaç tıkla ulaşabilecek.


Bu kadar değil elbet. Öyle sanıyorum ki Google Wave'ın en görkemli yanı Rossy! Yani Wave'in spontane çeviri mekanizması. Siz hangi dilde yazarsanız yazın, yazdıklarınız, karşı tarafa, anında, yazıştığınız kişinin diline çevrilerek gönderiliyor.


Google Wave henüz test aşamasında ve yalnızca davetiye sahibi olanların erişebildiği bir sistem.


Diliyoruz ki bu test aşaması uzun sürmez de Google Wave'un sunduğu mükemmel olanaklara herkes bir an önce ulaşabilir.

1 yorum:

eylem selin mumcu dedi ki...

bir google wave tantanasıdır ki gidiyor, gelin görün ki "nedir bu işin aslı?" dendiğinde cevap işitemiyorduk bi türlü.açıklayıcı ve heyecanlandırıcı, "adamlar yapıyor be kardeşim!" geyiğine sevk edici nefis bir yazı.saygılar!