12 Mayıs 2012 Cumartesi

Anarşist Doktor Patch Adams*

Hunter "Patch" Adams, intihara meyilli biri olarak girdiği akıl hastanesi günlerinde, hastane arkadaşlarına yardımcı olmaya çalışır. Neşeli kişiliği ve kıvrak zekası onu hastalara yakınlaştırmakla kalmaz; onların tedavilerine de olumlu etki eder. İlgi, şefkat ve sevginin hastalar üzerindeki bu etkisini keşfeden Patch Adams, ideallerini gerçekleştirmek üzere, akıl hastahanesinden taburcu olduktan hemen sonra, otuzlu yaşlarının ortalarında Tıp Fakültesi'ne kaydolur.






“İnsanoğlu eğer değişmezse, bu yüzyılda hayatta kalma şansı yok.”

Bu sözler, 1999 Nisan'ında vizyona giren ve anarşist doktor Hunter Campbell “Patch” Adams'ın hayatını ve ideallerini konu alan filmin satır aralarından. İnsanlığın madden ve manen büyük yıkımlara uğradığı sanayi devrimi sonrası; insanlık yalnızca büyük umutsuzluklarla değil; türdeşlerinin daha önce tesadüf etmediği nice biyolojik rahatsızlıklarla da karşı karşıya kalmıştır. Yüzyılımızın bütün kibrini yansıtan dört başı mamur gökdelenleri gibi, tam donanımlı hastaneleri de şaşaadan nasibini almıştır: Hastaların ilaç ve tedaviden daha çok ihtiyaç duydukları şefkat ve moral, dışında her şey buralarda mevcuttur!
Hunter "Patch" Adams, intihara meyilli biri olarak girdiği akıl hastanesi günlerinde, hastane arkadaşlarına yardımcı olmaya çalışır. Neşeli kişiliği ve kıvrak zekası onu hastalara yakınlaştırmakla kalmaz; onların tedavilerine de olumlu etki eder. İlgi, şefkat ve sevginin hastalar üzerindeki bu etkisini keşfeden Patch Adams, ideallerini gerçekleştirmek üzere, akıl hastahanesinden taburcu olduktan hemen sonra, otuzlu yaşlarının ortalarında Tıp Fakültesi'ne kaydolur.
Burada da zaman zaman idealleri ve insanlara bakışı nedeniyle, Dostoyevski'nin tabiri ile söyleyecek olursak, "yüzyılımızın işini bilen insanları" tarafından engellenmeye, görmezden gelinmeye çalışılır. Hem öğrenciliği sırasında, hem de mezuniyetinden sonra hastalar arasında palyaço kıyafeti ile dolaşıp, onlara moral veren, tedavilerine yardımcı olan Patch Adams, kendisi dışında iki arkadaşı ile birlikte hastaları ücretsiz tedavi etmek ve tedavi konusundaki "sıradışı" paradigmaları için bir etüd merkezi kurarlar. Burada hastaları ücretsiz tedavi edilmekte,hem de hastalar tarafından da katkı konulan bir yaşam merkezi vücuda getirilmeye çalışılmaktadır.
Yukarıda filmin içeriğine dair söylenenler daha çok filmografinin konusunu oluşturabilir. Patch Adams'ın idealistliği; toplum dışına itilen ve "deli" olarak yaftalanan birinin; akıl hastanesinde bile kendisine motivasyon kaynakları bulması, yeryüzünü daha yaşanılabilir bir yer kılan idealleri yeşertmesi elbette ki önemlidir. Ama bundan daha önemlisi, Patch Adams'ın İnsanın moral ihtiyaçlarından kalın çizgilerle ayrılmış, izole bir hasta hakları manzumesini, yeniden insancıllaştırması; beyaz önlüğün donukluğunu renk cümbüşüne boğarak, doktorluğu, gözyaşlarından umud ve neşe devşiren birer simyacıya dönüştürmesidir.

Sonuç olarak, imkansızlıklar silsilesi birbirine ne kadar sıkı sıkıya bağlı olsa da, mutlaka bir yerlerde, dünya ve kadim insanlık için yapılacak bir şeyler; devşirilecek umutlar vardır. Bu tür mütevazi çabalar, insanlık ailesini, varlıklar içinde hakkettiği yere oturtarak; paylaşmak ve sevginin hayatın motor gücü olduğunu yeniden bizlere kanıtlayacaktır.

* TV5MONDE ve Digiturk işbirliği ile düzenlenen FilmAnlat yarışmasına katıldığım yazıdır. 11.05.2012 tarihi itibariyle yazının; kazananlar listesinde olduğunu öğrendim.



Hiç yorum yok: